MAÇ PROGRAMI
Maç Programı:
Anadolu Efes – Banvit
21 Mayıs 2012 Pazartesi / 19:00
İstanbul, Sinan Erdem Spor Salonu
önceki maçlar >
Pozisyon: Guard
Boy: 1.92 mt
Kulübü: Anadolu Efes
Güler Legacy: Spor Programları için tıklayınız.
Babam Necati Güler’in Spor Hayatı – 4
0
Yazar:
Sinan Güler
Tarih:
16/10/2011
Kategori:
Share

(Yazının 3. bölümünü buradan okuyabilirsiniz.)

Tarsus’taki maçlarımız hızlı başlamış ve Kasım Ekenler, Endüstri Meslek Lisesi, Cengiz  Topel Lisesi derken, Tarsus Lisesi ile final oynayacaktık. Kaptanları Tarsus İdman Yurdu’nda oynuyordu ve tribünler taraftarlarıyla doluydu. Maçı kazandık ve Tarsus şampiyonu olmuştuk, ama maçtan sonra çektirdiğim röntgende, üstüne üç kez düştüğüm sol el bileğimin kırıldığını söylüyordu. Sol elim bir ay alçıda kalacaktı. Allah’tan Tarsus finaliyle Mersin (İçel) finali arasında 25 gün vardı. Ben, tabii ki, doktoru ikna ederek, alçıyı üç haftada açtırmış ve bir sonraki hafta ortasında Mersin’de oynanacak finalde yer alacaktım.

Mersin Tevfik Gür Lisesi’nin kaptanı o dönemin en iyi oyuncusu, daha sonra uzun yıllar Mersin İdman Yurdu’nda hem oyuncu, hem de teknik direktör olarak görev yapacak olan Levent’ti. Biz, Levent’i tutamamış, hakemlere de her nedense çok sinirlenmiş ve 3-0 yenilmiştik. Futbol bitmişti; elim kırıldığında basketbol takımında da oynayamamıştım. Lise Takımımız da gruplarda elenmiş; bütün spor, sınıflar arası maçlara kalmıştı.  Lise 1’ler olarak Lise 3’lere hem basketbolda, hem futbolda kafa tutuyorduk. İlk final maçımız futboldu.  Bizden çok güçlülerdi; ama, çok iyi oynadığımız bir maçtan sonra Lise 3’leri 4-3 yenerek ilk defa okul şampiyonu olmuştuk. Cem Turan müthiş oynamıştı! Sırada basketbol finali vardı. Duble yapabilecek miydik? Uzun süre önde götürdüğümüz maçı, fizik olarak bizden üstün olmalarına cevap veremeyerek kaybetmiştik. Maçın son dakikalarında, gözlerim yaşlı bir şekilde oynamaya devam ediyordum. Hazmedememiştim, ağlıyordum, ama kaybetmiştik…

Maçı kaybetmenin ve bir maç için göz yaşı dökmenin, aslında ne kadar da önemsiz bir durum olduğunu bu maçtan 45 gün sonra öğrenecektim. Üç yıl önce çok ağır bir ameliyat geçiren Babam, okulun bitmesinden neredeyse bir hafta sonra, bir Cuma günü çok rahatsızlanmış, yataktan kalkamamıştı. Gün içinde komaya girince, ambulansla Manisa’ya götürmüştük Babam’ı, belki baba ocağı merhem olur diye. Maalesef, Babam bir daha hiç uyanmadı ve 27 Haziran 1973 Çarşamba sabahı erken bir vakitte Babam’ı kaybettik… Bir süre önce bir maçı kaybetti diye hüngür, hüngür ağlayan ben, başta Annem ve Kızkardeşim olmak üzere, herkese güçlü olduğumu göstermek zorundaydım. Hiç ağlamadım… Hem de tam tamına 6 ay gözümden yaş gelmedi!

Yorum Yok
  1. Henüz yorum yapılmamış.
Yorum yapınız.
Diğer Haberler

Beko Basketbol Ligi play-off yarı finalinde bir kez daha karşılan Banvit ve Anadolu Efes’in mücadelesinden galip ayrılan ekip Anadolu Efes

...

Turkish Airlines Euroleague tarafından Kadir Has Üniversitesi’nde düzenenlenen “One Team” sempozyumunun konuklarından biri de Sinan Güler’di. “Changing Lives For The

...